Dünya

Bu çatışmanın zamanlaması tesadüf değil

Doç.Dr. İkbal Dürre: Dağlık Karabağ bugün olmasa bile başka bir vakit da tekrar gündeme gelecekti. Pek görülüyor oysa taraflar uzun süredir bu çatışmalara hazırlanıyordu. Azerbaycan hesaplı, politik ve jeopolitik nedenlerde elinin zinde olduğunun farkında olan.

Bu çatışmanın zamanlaması tesadüf değil

Özde Çelikbilek

Azerbaycan ve Ermenistan sınırındaki Dağlık Karabağ bölgesinde, iki ülkenin askeri güçleri aralarında meydana çıkan şiddetli çatışmalar dün de devam etti. Amerika Birleşmiş Devletleri, Rusya, İran ve Avrupa Birliği ​​ülkeleri de dahil elde etmek üzere çoğu ülke çatışmaların sona ermesi ve müzakerelerin başlaması için çağrıda bulundu. Türkiye’den ise Azerbaycan’a her türlü desteğin verileceğine karşın talimat geldi.

Yaşanan son çatışmaların arkadaki planını ve tarafların tutumunu, Moskova Devlet Üniversitesi’nden Doç. Dr. İkbal Dürre ile konuştuk. İkbal Dürre, “Ben bütün bu uluslararası çabalara karşın çatışmaların azıcık daha büyüyebileceği kanaatindeyim. Böylece görünüyor fakat, taraflar uzun süredir bu çatışmalara hazırlanıyordu” dedi.

► 33 yıldır çözüme kavuşturulamayan Dağlık Karabağ bölgesinde başlayan çatışmalar ve iki ülkenin seferberlik ilan etmesi, her tarafta benzer endişeleri doğurdu. Bu dönemde tansiyonun yükselmesinin nedenleri nelerdir?
Şu noktaya uyarı çekmek isterim; Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki çatışma yeni bir olay değil. Bu çatışmalar dönem dönem minik çaplı, dönem dönem büyük çaplı olarak aralıksız kendisini gösterir. Tümü basına bütün yansımasa bile devam ediyordu. En son Temmuz’un 17’sinde Tovuz bölgesinde, ondan evvel de tekrar büyük bir çatışma 2016 yılında gerçekleşmişti. Şu an yaşanan çatışmalar o dönemden, özellikle temmuz ayından fazla daha bambaşka, çok daha geniş bir hatta yayılıyor. Ön hazırlığı olan bir çatışma olduğunu görüyoruz. Fikrimi soracak olursanız, bir vakit daha bölgede sürekli bir çatışma hali olacaktır. Bu çatışmaların da öbür nedenleri var.

► Nedir bu nedenler?
Bazı uzmanlar haklı olarak Sovyetler Birliği coğrafyasındaki ülkelerde yaşanan olayların bir devamı olarak görüyor. Örnek olarak son dönemde hükümet karşıtı gösterilerin yoğun olduğu Belarus’u göze çarpan ediyorlar. Natürel ama bunda bir hakikat payı var çünkü bütün bu olayları birbirinden bağımsız düşünemeyiz. Lakin bunu yorumlarken, olayın kendisinin içinde barındırdığı durumun ciddiyetini gözden kaçırmamak gerekiyor. Dağlık Karabağ bugün olmasa bile, gelecekte de bir sorun olarak her yerde gündeme gelecekti. Çünkü biliyorsunuz, Sovyetler Birliği döneminde, 90’lı yıllara değin burası Azerbaycan toprağıydı. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının gerisinde Azerbaycan topraklarının yüzde 20’si Ermenistan yönetiminin kontrolü altına girdi. Bu toprakların kaybedildiği günden bu yanlamasına Azerbaycan hükümetinin üstünde insanlar tarafından “toprakların geri getirilmesi” amacıyla yoğun bir zorlama var.

Azerbaycan’ın bölgede önünde duran en büyük engel Rusya faktörüydü. Biliyorsunuz Rusya, Ermenistan’ın askeri ortağıdır ve aralarındaki emniyet anlaşmalarıyla da bu ortaklık sağlamlaştırılmış durumda. Bütün bunlardan dolayı Azerbaycan’ın Ermenistan’a yönelik bu dek kapsamlı bir operasyona girişmemesinin nedeni Rusya’nın Ermenistan ile var olan birliğidir.

Rus muhalif lideri Navalny’nin zehirlenme olayının arkasından Batılı ülkelerin Rusya’ya aleyhinde detaylı yeni ek yaptırımları tartışmasının ve Belarus’taki hükümet karşıtı eylemlerde Rusya karşıtlığının ön plana çıkmasının, Azerbaycan’ın gözünden kaçmadığını söyleyebiliriz.

bu-catismanin-zamanlamasi-tesaduf-degil-786378-1.► Bölgede en son büyük çatışmalar 2016 yılında çıkmıştı ve 4 gün sürmüştü. Dağlık Karabağ’da pazar günü başlayan çatışmalar süre olarak rastlantısal mıdır?
Tezlere kadar pazar günü başlayan bu çatışmalar, dönemsel olarak tesadüfi değil. Fakat bütün bunlarla birlikte bu olayın iç dinamiğini de unutmamak gerekiyor. Bütün bu gelişmeler olmasaydı bile bu sorun er ya da geç mutlaka çıkacaktı. Peki şu anda bunun çıkması Rusya’nın işine geliyor mu?

Rusya’nın yaptığı açıklamalara bakacak olursak, bu olayın bir lahza önce büyümeden kapanmasını istediği yönünde yorumlanabilir. Ayrıca Avrupa’dan ayrıca ABD’den de gelen talimat, bu olayın büyümesini istemediği yönünde. Ben tüm bu çabalara rağmen çatışmaların biraz daha büyüyebileceği kanaatindeyim. Böylece görünüyor ki son verilerdeki izlenimim, taraflar uzun süredir bu çatışmalara hazırlanıyordu. Deyim yerindeyse, Azerbaycan Dağlık Karabağ’ı alacaksam gün bu gündür diyor. Rusya’nın her taraftan sıkışmış olduğunu görebilen Azerbaycan, Türkiye’nin de tam anlamıyla desteğini peşinde görüyor. Hesaplı boyutuna bakacak olursak Azerbaycan, Ermenistan değin derinleşmiş bir krizin içinde olmadığını da biliyor. bu nedenle atacağı herhangi bir adımı, daha evvelden olduğu gibi bölgedeki manâlı şiddet Rusya’dan ve desteklediği Ermenistan’dan çekinmeden atabileceğinin özgüvenine sahip. Azerbaycan’ın zamanlama olarak bu dönemi seçmesi ekonomik, politik ve jeopolitik nedenlerde elinin güçlü olduğunu düşünmesinden kaynaklanıyor.

► Çatışma haberlerinin yayılmasının gerisinde milletlerarası talimat hızlıca gelmeye başladı. Bunlardan biri de kasım ayındaki seçimlere hazırlanan ABD’den geldi. Sizce ABD, Kafkasya’da bir çatışmanın doğmasını isteyecek ve taraf olacak mıdır?
Seçim öncesi Amerika’nın böyle bir çatışmanın doğmasını istediğini düşünmüyorum. Amerika’da çok ciddi bir Ermeni lobisi var; seçimler öncesi bu lobilerin olduğu bölgeler, seçimler için çok önemli olan konumlara sahipler. Eğer ABD bir seçim yerine getirmek zorunda olursa, fazla açık olmasa bile Ermenistan tarafını seçecektir. Seçimden daha sonra böyle bir durum yaşanırsa şart farklı olabilir lakin seçim öncesi Ermenistan tarafında olacaktır.

***

İki tarafın da dıştan asker getirdiğini düşünmüyorum

► Bilhassa son bir haftadır medyada, Türkiye’nin desteklediği Suriye’deki cihatçı grupların Ermenistan-Azerbaycan sınırına transfer edildiği yönünde haberler çıkıyor. Bu haberlerde kaynak olarak Rus medyasını gösterdiler. Bu iddialar Rus medyasına yansıdı mı?
Aynı haberler Türkiye’nin Libya’ya Suriye’den asker gönderdiğine dair söylentiler varken, bunlar birtakım fotoğraflarla desteklenerek medyaya yansımıştı. Ben Rusya’da buna dair bir delil görmedim. Ona bakarsanız bir diğer görüntü de Ermenistan’da silahlı Kürt gruplarının etkinlik gösterdiği. Burada bir bilgi dezenformasyonun olduğu fazla açık. Ben bu zamana değin Rusya göre resmi bir kanıt, açıklama duymadım. Rusya için Türkiye’nin Azerbaycan’a olan desteği anlaşılması mümkün bir durumdur. Oraya Suriye’den askerlerin gelmesi durumunda Rusya’nın reaksiyonu da daha öbür olacaktır. Ben bu yüzden iki tarafın da dışardan asker getireceğini düşünmüyorum. bununla birlikte Suriye’den gelecek olanlar Sünni, Azeriler Şii. Evet, bunlar paralı askerler lakin bunun öteki yanıyla dini bir boyutu var. Bu haberlerin doğruluğuna dair bir güvence veremem.

***

Türkiye elini desteklemek istiyor

► Türkiye bu gelişmelerde nasıl bir yerde duruyor?
Birçok bilirkişi, yaşananları Azerbaycan’ın Türkiye’nin desteğiyle böyle bir karara vardığı, bunun verdiği güvenle bölgede geniş bir çatışmayı göze aldığı şeklinde yorumluyor. Ortadoğu’da Türkiye’nin ayrıca Suriye’de hem Libya gibi geniş bir coğrafyada, özellikle Akdeniz’deki faaliyetlerinde bir çıkmaz yaşadığını ve bu çıkmazda Rusya’yla olan ilişkisinde elini takviye etmek istediği görülüyor.

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu