Siyaset

Buldan: Dönemin İçişleri Bakanı ‘güvenlik güçleri içinde denetleme edilemeyen güçler var’ dedi

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan partisinin grup toplantısında konuştu muhalefete ‘anti faşizm bloku’ oluşturma çağrısı yaptı. Buldan, Kobane eylemleri sırasında dönemin İçişleri Bakanı olan Efkan Ala’nın, “Emniyet güçleri içinde kontrol edilemeyen güçler var” dediğini söyledi.

Buldan: Dönemin İçişleri Bakanı ‘güvenlik güçleri içinde kontrol edilemeyen güçler var’ dedi

TBMM’nin açılmasının gerisinde Halkların Demokratik Partisi(HDP) de birincil grup toplantısını yaptı. Parti adına grup konuşmasını yapan Eş Genel Başkan Pervin Buldan, son günlerde yapılan operasyonlara değinerek başladığı konuşmasında, “Tek bir HDP’li kalsak da mazlum halkların sesine ses, nefesine nefes olmaya devam edeceğiz” dedi.

Kobane eylemleri hakkında konuşan Buldan, “Dönemin İçişleri Bakanı (Efkan Ala), olayların durması için bahis yürüten HDP heyetine ‘Güvenlik güçleri içinde yoklama edilemeyen güçler var’ demiştir. Dayanışma amaçlı demokratik protestoların seyrini değiştirip katliama dönüştüren kanımca devlet içi güçlerdir” ifadelerini kullandı.

Buldan, muhalefete anti faşizm bloku oluşturma çağrısı yaptı.

‘HDP SADECE SİYASİ BİR HAREKET DEĞİLDİR’

Buldan’ın konuşmasından satır başları şu şekilde:

HDP tarihsel, toplumsal geçmişi olan enerjik bir uğraş geleneğidir. Bu gelenek tarih boyunca kendini var etti. Bundan sonradan da sürdürmeye devam edecektir. Tek bir HDP’li kalsak da mazlum halkların sesine ses, nefesine nefes olmaya devam edeceğiz. Çünkü HDP sadece siyasi bir hareket değildir. Eşitlik ve serbest fikriyatının bir hayat biçimidir bununla beraber. Yaşamanın öteki adı direnmekse, direnmenin adı da HDP’dir. Bizlere her gün siyasi operasyon düzenleyenler HDP’yi hala anlayabilmiş değiller. HDP sizin gibi çıkar ve rant ortaklığına dayanan bir şirket değildir. HDP her kimlikten, her inançtan, her görüşten milyonların uğraş ortaklığıdır.

IŞİD protestoları 7 Ekim’den fazla daha önce başlamıştı. 7 Ekim 2014’te Varto’da Hakan Buksur adlı gencimiz emniyet güçlerinin açtığı ateşle katledildi. Erdoğan ‘Kobane düştü, düşecek’ diyerek provokasyonun büyümesine niçin oldu. Devletin müdahalesi olana dek hiçbir güç eylemi yaşanmamıştı. 6 yıl aradan daha sonra kamuoyunun aklıyla dalga geçercesine olayları HDP’nin üzerine yıkmaya çalışanların, siyasi komplodan diğer hiçbir şey yapmadıklarını da biliyoruz. Kendi suçlarını örtbas etmenin heyecanı içerisindeler. Kobane’yi çözüm sürecini bitirmenin zemini olarak planladık, kullandık diyemiyorlar, bu şekilde örtbas etmeye çalışıyor.

‘KOBANE HALKI DİRENMESEYDİ IŞİD DEVLET KURMUŞ OLACAKTI’

Bu operasyonun aynı zamanda IŞİD’in Kobane’yi düşürememesinin yıllardır sürdürülen intikamı olmuştur aynı zamanda. Merak ediyoruz, bu konuda söz mü vermişlerdi Eğer Kobane halkı direnmeseydi, dünya bunu sahiplenmeseydi, IŞİD sınırın öteki kadar devlet kurmuş olacaktı. Türkiye’nin sınır komşusu olacaklardı. IŞİD bunu başaramadığı için 5 Haziran’da Diyarbakır’da, Suruç’ta, Ankara’da, Antep’te halka karşı en büyük katliamlar gerçekleşti.

Erdoğan Antep’te büyük bir neşeyle, ‘Kobane düştü düşecek’ diyerek yangına körükle gitti ve provokasyonların büyümesine neden oldu. Ardındaki paramiliter güçler ve ırkçı gruplar organize bir şekilde sokaklara salındı, demokratik tepkileri kanla bastırmaya çalıştılar. Dönemin İçişleri Bakanı (Efkan Ala), olayların durması için tartışma yürüten HDP heyetine ‘Emniyet güçleri içinde denetim edilemeyen güçler var’ demiştir. Dayanışma amaçlı demokratik protestoların seyrini değiştirip katliama dönüştüren kişisel olarak devlet içi güçlerdir.

Onlarca insanın ölümünde AKP iktidarı ve birlikte hareket ettiği paramiliter güçler sorumludur. Bu operasyon dosyası bizzat sarayda hazırlanmıştır, dosyanın savcısı da Erdoğan’ın savcısıdır.

‘AYHAN BİLGEN BUNLARIN HORTUMUNU KESTİ’

Kars; Türk, Kürt, Terekeme, Laz Azeri gibi o kadar fazla halkın uzlaştırma içinde yaşamış kenttir. Belediye Benzeyen Başkanlarımız Ayhan Bilgen ve Şevin Alaca Kars’taki hırsızlık, kanunsuzluk ve çete düzenini bitirdiler. Bunların hortumlarını kestiler. Kars’ta kurulan karanlık düzeni bitirdiler. Toplumcu belediyecilik anlayışıyla Kars’ın hizmete sundular. 24 saat Kars halkının emrinde ve hizmetinde oldular. Bunların intikamı almak için Ayhan Bilgen Başkanımızı hileli ve hukuksuz şekilde tutukladılar. Alaca ve partililerimizi hileli ve hukuksuz şekilde gözaltına aldılar. Hırsızlar dışarıya, konut sahibi içeride.

‘HANGİ YARGIDAN SÖZ EDİYORSUNUZ?’

Şiddet çağrısı aranacaksa eğer HDP’nin insani dayanışmasında değil, güvenlik güçlerinin Varto provokasyonunda ve ‘Kobane düştü düşecek’ sözünde aranmalıdır. Fazla açık söylüyorum; onlarca insanın ölümünden AKP iktidarı ve devlet içinde birlikte hareket ettiği paramiliter güçler sorumludur. Bu operasyon dosyası kanımca Saray’da hazırlanmıştır ve bu dosyanın savcısı da Erdoğan ve güvey savcıdır. Erdoğan, ‘Yargımız Kobane eylemlerinin hesabını soruyor’ diyor. Besbelli bir yargı yok ki. Hangi yargıdan laf ediyorsunuz? Ortağınızın hür bırakın dediğini serbest bırakan, sizin tutukla dediğinizi tutuklayanlara mı yargı diyorsunuz. Sayın Erdoğan buradan aslında size sormak istiyoruz. Onlar yargı yok, sizin operasyon güçlerinizdir. Reel adalet hukuka, adalete ve hakikate tabi olur; Saray’lara, iktidarlara yan olmaz.

‘PARAMİLİTER GÜÇLERE EMRİ VEREN KİMLER?’

Kaldı ancak siz hesap soracak konumda değilsiniz. Siz hesap vereceksiniz. Biz Kobane süreciyle ilgili gerçekler açığa çıksın diye araştırma ve soru önergeleri verdik fakat iktidar ve ortağı tüm bu verdiklerimizi reddederek, konunun üzerine kapattı. Hemen buradan bir defa daha çağrı yapıyorum: Kobane protestolarında yaşananları yargı komplosuyla karartamazsınız. Mertseniz, dürüstseniz, gelin Meclis’te bir araştırma komisyonu her zaman birlikte kuralım ve hakikatleri hep birlikte açığa çıkaralım. Paramiliter güçlere insanları katledilmesi emrini verenler, provokasyonu yönlendirenler, dönemin vali, kaymakam, güvenlik müdürünün kaçı 15 Temmuz’da yer almıştır? Kaçı halen görevdedir? Bunlar emirleri nereden almıştır? İşte bu soruları bir kere daha soruyor ve bu sorulara ivedi yanıt bekliyoruz. Pek güdümlü yargınızla, damat savcınızla saray oyunlarıyla bu işi HDP’nin üzerine yıkarak, yavuz hırsız misali hakikati karartamazsınız. Buna asla izin vermeyeceğiz.

Belediye binasını hukuk dışı yollarla gasp etmiş olabilirsiniz. Lakin Kars halkını asla teslim alamayacaksınız. Şerefli Kars halkı güce, ranta, hukuksuzluğa, haksızlığa ve gaspa amin diyen bir kayyımı katiyen kabul etmeyecektir. Kars halkı sizin arsızlığınızı ve hırsızlığınızı da katiyen unutmayacaktır. Kayyım ilk meslek olarak halkın iradesi olan belediye meclisini feshetti ve belediyenin Kürtçe hesabını sildi. Merak etmeyin şerefli Kars halkı da sizi silecektir.

‘KENDİ JİTEM’İNİZİ ÖRGÜTLEMEK İSTEDİĞİNİZİ BİLİYORUZ’

Dikte Eden Kimse Pinochet rejimi veya geçmişte Arjantin’deki cunta rejimi gibi ihtiyar insanlara işkence ederek, helikopterden atacak değin insanlıktan çıktılar. Bütün dünyanın da bildiği üzere Van’da iki insanımıza: Osman Şiban ve Servet Turgut’a gözaltında ağır acımasızlık yaptılar sonradan da helikopterden. Bu işkenceyi yapanları bir kere daha lanetliyorum. 1990’ların JİTEM’ini yeniden yaşama döndürmek istediğinizi, kendi JİTEM’inizi örgütlemek istediğinizi biliyoruz. Beyaz Toros’un yerine helikopteri koyduğunuzu da biliyoruz. Sanki bu gerçekler bilinmiyor gibi diğer taraftan olayın üzerini kapatmak için dosyaya mahremiyet kararı getirdiler. İnsanlığınız ortadayken, yalanlarınız ortadayken, düşmanlığınız ortadayken, kimden neyi gizliyorsunuz? Gerçekler gün ışığı gibi besbelli.

Bu sabahtan Van’da Mezopotamya Ajansı’na hakim düzenleyerek 4 gazeteciyi gözaltına aldılar. İşkenceyi ortaya çıkarttıkları için Van’da bu yaşananları haber yaptıkları için gazetecilerden intikam alıyorlar. Bu operasyonu kınıyorum. Hukuksuzca gözaltına aldığınız gazetecileri hemencecik bağımsızlık bırakın. Kürde yas tutmayı dahi yasaklayan bu karanlık zihniyet bilmeli oysa, bu topraklar insanlık onuruna saldırgan, değerinde tanımaz, katliamcı, işkenceci çok kişi fark etti. Lakin bu topraklar, bununla beraber bütün işkencelere, zulme karşı direnen, dilinden, kimliğinden katiyen vazgeçmeyen, başı dikey bir halkın varlığını ve onur mücadelesini de fark etti, görüyor, görmeye de devam edecektir.

‘KARS’I ÇETELERİN ARKADAKI BAHÇESİ YAPACAKLAR’

İçerideki faşizmlerini besleyebilmek, büyütebilmek için, Suriye, Libya ve Doğu Akdeniz’in arkasından bu kez Ermenistan-Azerbaycan hattında savaş kışkırtıcılığı yürütüyorlar. Nerede bir barışma ortamı varsa bozmak için büyük bir mücadele sarf ediyorlar. Bu iktidar küresel uzlaşma bozguncusudur. Niye savaş hali yaratıyorlar? Çünkü hesaplı krizin aşağıda ezilen yoksul, işçi halk, işsizliğin, yoksulluğun, yolsuzluğun, israfın hesabını sormasın diye. Doğu Akdeniz’de istedikleri olmayınca bu kere Ermenistan ve Azerbaycan halklarını birbirine boğazlattırma gayreti içerisindeler. Bu iktidarın ayakta durma gerekçesi budur, ayakta kalma yöntemi. Suriye’de, Afrin’de kamplarda eğittikleri selefi-cihatçı grupları Azerbaycan’a taşıdıklarına dair fazla önemli iddialar var. Daha önce Libya’ya cihatçı taşıyan bu iktidarın, yanı başındaki Azerbaycan’a taşıması hiç kimseyi şaşırtmaz. Kars’a kayyım atamalarının bir nedeni de budur. Daha önce Ceylanpınar belediyesini de bu şekilde gasp etmişlerdi ve Serêkaniyê’yi işgal eden çete gruplarının arkadaki bahçesi haline getirmişlerdi. Şu Anda aynı tezgah Kars’ta sergileniyor.

ANTİ FAŞİZM BLOKU ÖRGÜTLEMELİYİZ

AKP-MHP afet koalisyonu, ülkenin her tarafına dehşet ve çaresizlik yayarak, demokratik çaba alanını ortadan kaldırarak, faşizmi her yönüyle yerleştirmeye ve daimi hale getirmeye çalışmaktadır. Niyet elbette fakat sadece HDP değildir. İktidar blokunda yer almayan herkes, bütün muhalefet faşizmin açık hedefi durumundadır. Bunun bilhassa net görülmesi gerekir. O nedenle faşizme aleyhinde daima birlikte aleyhinde durmamız gereken kritik bir süreçten geçiyoruz. Bugün bu kürsüden bütün demokrasi güçlerine sesleniyorum: Gelişen saldırılara karşısında serbest ve demokrasi mücadelesini daha pozitif yükseltmeliyiz. Antifaşizm blokunu hep birlikte örgütlemeliyiz. Bu sadece HDP’nin çağrısı ile yürüyecek bir uğraş de değildir. Cümbür Cemaat elini taşın altına düzenlemek durumundadır, ayarlamak zorundadır.”

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu