Sağlık

Zatürreye ast vefat riski yüzde 40’a dek yükselebiliyor

Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Füsun Yıldız tıbbi adı ‘pnömoni’ olan zatürrenin akciğerlerin bakteri, virüs ve mantar gibi çeşitli mikroplarla oluşan iltihabı olduğunu belirtti. Yıldız, zatürrenin bilhassa; çocuklarda, 65 yaş üstü yaşlılarda, böbrek, şeker, kalp veya akciğer hastalığı gibi kronik bir hastalığa sahip olanlarda, sigara kullananlarda, bağışıklık sistemini baskılayan bir rahatsızlık veya ilaç kullanımı varlığında sık görülen ve azami ölüme yol açabilen hastalıklar aralarında yer aldığını kaydetti.   Prof. Dr. Füsun Yıldız Türk Toraks Derneği kaynaklarına tarafından toplumda artan pnömonilerin (TGP), tüm dünyada hastane başvurularının, tedavi giderlerinin, meslek-okul günü kayıplarının ve ölümlerin manâlı bir kısmından sorumlu olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Yıldız, günümüzde antibiyotiklerin yaygın kullanılmasına ve etkili bağışıklama politikalarına ast olarak enfeksiyon hastalıklarından ölümler artan bir şekilde azalırken toplumda artan pnömonilerin halen yüksek rahatsızlık ve ölüm nedeni olduğunu vurguladı.  Yıldız, ayakta tedavi edilen hastalarda vefat oranı yüzde 1-5 iken, hastanede çare edilen olgularda bu oranın yüzde 12’ye, yoğun bakım desteği gerektiren hastalarda ise yüzde 40’a ulaştığını ifade etti. Ateş, öksürük, balgam sonuç, göğüs ağrısının en sık rastlanan belirtiler olduğunu andıran Füsun Yıldız, keza solunum yetmezliği, bilinç kaybı, bulantı, kusma, sık nefes alıp verme, kas ve eklem ağrıları, halsizlik gibi belirtiler de görülebildiğini açıkladı. Yıldız, daha ağır seyreden vakalarda ise deri ve mukozanın mavi renk alması, önemli solunum yetmezliği, kan basıncı düşüklüğü ve bilinç bulanıklığı olabildiğinin altını çizdi.

Zatürre tanısı öncelikle hastanın öyküsü alındıktan daha sonra yapılan muayene ve ardından çekilen akciğer grafisi ile konduğunu söyleyen Yıldız, duruma kadar daha ağır hastalarda kan testleri, bilgisayarlı tomografi ve balgam testleri gibi ileri incelemeler gerekebildiğini fakat çoğu süre değişik nedenlerle mikrobu belirlemenin muhtemel olmayabileceğini belirtti.

Prof. Dr. Yıldız, tanı konduktan daha sonra en kısa zamanda hastanın yaşı, kronik hastalıkları, zatürrenin şiddeti gibi durumlar dikkate alınarak ayakta mı yahut hastaneye yatarak mı tedavi edileceğine karar verilmesi ve antibiyotik tedavisine başlanması gerektiğini ve deneme sonuçlarına tarafından ilaç değişikliği yapılabileceğini vurguladı.

Grip aşısı eylül, ekim, kasım aylarında yapılabilir

Prof. Dr. Füsun Yıldız, bol akıcı alımı, istirahat, ağrı kesiciler ve alev düşürücülerin de antibiyotiğe eşlik eden yardım tedaviler olduğunu açıklama etti. Tedavi süresinin hastalığın başlangıçtaki şiddetine, sorumluluk sahibi mikroba, eşlik eden bir hastalığın varlığına ve hastanın kişisel yanıtına göre değişebildiğinin altını çizen Yıldız, çoğunlukla ateşin düşmesini takiben 5-7 gün daha antibiyotiğe devam edilmesinin önerildiğini hatırlattı. Prof. Dr. Füsun Yıldız, “Fakat bazı mikrop türlerine alt zatürre durumlarında tedavi süresinin 10-14 güne ara sıra 21 güne değin uzatmak gerekebilir” dedi.

Prof. Dr. Yıldız, altta yatan kronik hastalıkların denetleme altına alınması, dengelenmiş besin, hijyenik önlemler, sigara ve alkol alışkanlıklarının kontrolü, pnömokok ve yıllık influenza aşıları ile TGP’nin sıklığı ve vefat oranının azaltılabildiğini vurguladı. Yıldız, Pnömokok aşısının (zatürre aşısı) koldan kas içine yapıldığını, yaşam boyu bir veya iki kere yapılmasının sıkça tatmin edici olduğunu ve ciddi yan etkileri bulunmayan epeyce güvenli bir aşı olduğunu belirtti.  

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Füsun Yıldız 12 Kasım Dünya Zatürre Günü hakkındaki açıklamasını şu kayda değer hatırlatmalarla tamamladı: “ Faal ya da pasif sigara içmek TGP’de bağımsız bir tehlike faktörüdür ve TGP tanısı konan hastalara sigarayı vazgeçme konusunda tıbbi takviye verilmelidir. En sık zatürreye niçin olan mikrop pnömokoklardır. Grip (influenza) de zatürreye zemin hazırlaması açısından tehlikeli olabilir. Her sene en fazla gribe neden olan mikropların belirlenmesi ile her sene yeni aşı hazırlanır ve grip aşısının her sene tekrarlanması gereklidir. Aşı, Eylül, Ekim, Kasım aylarında yapılabilir. Zatürre ani başlangıçlı ve genel olarak tedaviyle çabuk iyileşen bir hastalıktır. Eğer zatürre tanısı almış, tedaviniz başlamış ve tedavinizin başlanmasından daha sonra 72 saat geçmiş olmasına rağmen ateşiniz düşmediyse, hala öksürük, balgam çıkarmanızda azalma olmadıysa her tarafta hekime görünmelisiniz.”

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu